"Adsense onayı neden reddediliyor?" diye düşündün mü hiç? İnternette para kazanma hayaliyle yola çıkan birçok kişi, bu soruya takılıyor. Tamam, belki sen de o yolda yürüyorsun ve bir yerlerde takıldın. Hani bazen bir arkadaşın olur, sana çok iyi bir şey anlatır ama "abi ya gerçek mi bu?" diye sorarsın. İşte Adsense onayı da biraz öyle bir muamma.
Şimdi, düşündün mü hiç, neden Adsense onayını alamadığını? Belki de içeriğin yeterince özgün değil. "Özgün içerik" tabiri var ya, işte o çok önemli. Google amca, aynı şeyleri tekrarlayıp duran siteleri pek sevmez. Senin yazıların biricik olmalı, kendine has bir sesi olmalı. Hani bir arkadaşınla konuşurken "bunu bir yerden mi duydun yoksa kendi fikrin mi?" dersin ya. İşte Google da böyle sorular soruyor site içeriklerine.
Başka bir mesele daha var ki, o da site tasarımı. Şimdi, sitene giren biri, "bu ne dağınık bir yer" dememeli. Temiz, düzenli bir görünüm, kullanıcı dostu bir arayüz... Bunlar önemli. Hani evine misafir gelir de her şey yerli yerinde olsun istersin ya, aynı şey. Gelen ziyaretçiler sitende rahatça dolaşabilmeli.
Peki ya içerik kalitesi? Kimse, sırf yazı yazmış olmak için yazılmış bir metni okumak istemez. İçeriğinde değer sunmalısın. Eğlenceli, bilgilendirici ya da düşündürücü olabilir ama mutlaka bir şey katmalı okura. "Bu yazıyı neden okudum?" diye düşündürmemeli.
Ha, bir de site trafiği konusu var. Adsense, sitene yeterince kişinin gelip gelmediğine de bakıyor. Hani "bu adamın arkadaş çevresi geniş mi?" diye bir düşünce var ya, işte o misal. Siteye gelen-giden azsa, Google, "bu siteye reklam versek, yeterince kişiye ulaşacak mı ki?" diye sorguluyor.
Son olarak, belki de en önemlisi: Sabır. Adsense onayı hemen gelmeyebilir. Sabırlı olmalı, denemeye devam etmelisin. Bazen işlerin hemen yoluna girmesini bekleriz ama zaman verirsek, emek sarf edersek, her şey daha iyi olabilir. Hani derler ya, "sabreden derviş muradına ermiş." İşte bu iş tam da öyle.
Tüm bunları düşününce, belki de cevaplar daha netleşiyor. Adsense onayı almak, biraz da bu detaylara dikkat etmekle ilgili. Şimdi, bu bilgileri cebine koy ve siteni bir kez daha gözden geçir. Kim bilir, belki de bir sonraki başvurunda Google amcadan o beklenen onayı alacaksın...
Şimdi, düşündün mü hiç, neden Adsense onayını alamadığını? Belki de içeriğin yeterince özgün değil. "Özgün içerik" tabiri var ya, işte o çok önemli. Google amca, aynı şeyleri tekrarlayıp duran siteleri pek sevmez. Senin yazıların biricik olmalı, kendine has bir sesi olmalı. Hani bir arkadaşınla konuşurken "bunu bir yerden mi duydun yoksa kendi fikrin mi?" dersin ya. İşte Google da böyle sorular soruyor site içeriklerine.
Başka bir mesele daha var ki, o da site tasarımı. Şimdi, sitene giren biri, "bu ne dağınık bir yer" dememeli. Temiz, düzenli bir görünüm, kullanıcı dostu bir arayüz... Bunlar önemli. Hani evine misafir gelir de her şey yerli yerinde olsun istersin ya, aynı şey. Gelen ziyaretçiler sitende rahatça dolaşabilmeli.
Peki ya içerik kalitesi? Kimse, sırf yazı yazmış olmak için yazılmış bir metni okumak istemez. İçeriğinde değer sunmalısın. Eğlenceli, bilgilendirici ya da düşündürücü olabilir ama mutlaka bir şey katmalı okura. "Bu yazıyı neden okudum?" diye düşündürmemeli.
Ha, bir de site trafiği konusu var. Adsense, sitene yeterince kişinin gelip gelmediğine de bakıyor. Hani "bu adamın arkadaş çevresi geniş mi?" diye bir düşünce var ya, işte o misal. Siteye gelen-giden azsa, Google, "bu siteye reklam versek, yeterince kişiye ulaşacak mı ki?" diye sorguluyor.
Son olarak, belki de en önemlisi: Sabır. Adsense onayı hemen gelmeyebilir. Sabırlı olmalı, denemeye devam etmelisin. Bazen işlerin hemen yoluna girmesini bekleriz ama zaman verirsek, emek sarf edersek, her şey daha iyi olabilir. Hani derler ya, "sabreden derviş muradına ermiş." İşte bu iş tam da öyle.
Tüm bunları düşününce, belki de cevaplar daha netleşiyor. Adsense onayı almak, biraz da bu detaylara dikkat etmekle ilgili. Şimdi, bu bilgileri cebine koy ve siteni bir kez daha gözden geçir. Kim bilir, belki de bir sonraki başvurunda Google amcadan o beklenen onayı alacaksın...