Google'da bir arama yaptığımızda, karşımıza çıkan listede her bir sonuç için bir başlık ve altında kısa bir açıklama görürüz ya hani... İşte o açıklama, meta açıklama dediğimiz, sitenin kimliğini tanıtan o küçük metin parçası. Abi, bu meta açıklama işi öyle bir şey ki, doğru yapıldığında sitenizin ziyaretçi çekmesine yardımcı oluyor. Hani bir dükkânın vitrinine bakıp içeri giresiniz gelir ya, işte onun gibi bir şey... Vitrin güzel olursa, müşteri de içeri girer.
Peki, bu meta açıklamayı nasıl optimize ederiz dersiniz? Tamam, başlıyoruz. İlk iş, Öyle uzun uzun yazmaya da gerek yok. Kısa ve öz, işte bu! Google, 160 karakter civarında bir açıklama bekliyor. Fazlası heba olur. Yani, az ve öz konuşmak lazım. Bir de işin püf noktası, okuyanın dikkatini çekecek cümleleri kullanmak. Nasıl mı? Mesela, "Bu fırsatı kaçırmayın!" gibi etkileyici ifadelerle. Böylece okuyanın merakı uyanır, "Ne fırsatı?" diye düşünüp tıklamadan duramaz.
Bazen de sorular sormak işe yarar. "Siz de mi daha fazla ziyaretçi istiyorsunuz?" gibi bir cümle, okuru hem düşünmeye sevk eder hem de harekete geçirir. Kısa ve net, vurucu sorular... İnsan okurken bir durup ne dedi bu şimdi diye düşünür ya, işte öyle. Arada bir de siteyle alakalı önemli bilgileri serpiştirin. Gerçekten ne sunuyoruz, bu site ne işe yarar, okuyucu ne bulacak burada...
Diyelim ki, bir e-ticaret sitesi için meta açıklaması yazıyorsunuz. Ürün çeşitliliğinden bahsedin ama bunu yaparken özgün olun. "Her ihtiyacınıza uygun ürünler burada," gibi basmakalıp cümleler yerine, "Evdeki eksikleri tamamlayacak harika ürünler," demek daha sıcak değil mi? Detaylara girmekten çekinmeyin, ama öyle uzun uzadıya değil. Kısa kısa, ilgi çekici detaylar...
Sonuç olarak, meta açıklama yazarken, biraz edebi biraz da pazarlamacı gibi düşünmek lazım. Google'ı kandıralım, algoritmayı alt edelim diye kasmayın. Samimi olun, insanlara dokunun. İşin özü, okuyucunun kalbine hitap etmek. O zaman tıklamamak ne mümkün? İşte böyle abi, vallahi öyle...
Peki, bu meta açıklamayı nasıl optimize ederiz dersiniz? Tamam, başlıyoruz. İlk iş, Öyle uzun uzun yazmaya da gerek yok. Kısa ve öz, işte bu! Google, 160 karakter civarında bir açıklama bekliyor. Fazlası heba olur. Yani, az ve öz konuşmak lazım. Bir de işin püf noktası, okuyanın dikkatini çekecek cümleleri kullanmak. Nasıl mı? Mesela, "Bu fırsatı kaçırmayın!" gibi etkileyici ifadelerle. Böylece okuyanın merakı uyanır, "Ne fırsatı?" diye düşünüp tıklamadan duramaz.
Bazen de sorular sormak işe yarar. "Siz de mi daha fazla ziyaretçi istiyorsunuz?" gibi bir cümle, okuru hem düşünmeye sevk eder hem de harekete geçirir. Kısa ve net, vurucu sorular... İnsan okurken bir durup ne dedi bu şimdi diye düşünür ya, işte öyle. Arada bir de siteyle alakalı önemli bilgileri serpiştirin. Gerçekten ne sunuyoruz, bu site ne işe yarar, okuyucu ne bulacak burada...
Diyelim ki, bir e-ticaret sitesi için meta açıklaması yazıyorsunuz. Ürün çeşitliliğinden bahsedin ama bunu yaparken özgün olun. "Her ihtiyacınıza uygun ürünler burada," gibi basmakalıp cümleler yerine, "Evdeki eksikleri tamamlayacak harika ürünler," demek daha sıcak değil mi? Detaylara girmekten çekinmeyin, ama öyle uzun uzadıya değil. Kısa kısa, ilgi çekici detaylar...
Sonuç olarak, meta açıklama yazarken, biraz edebi biraz da pazarlamacı gibi düşünmek lazım. Google'ı kandıralım, algoritmayı alt edelim diye kasmayın. Samimi olun, insanlara dokunun. İşin özü, okuyucunun kalbine hitap etmek. O zaman tıklamamak ne mümkün? İşte böyle abi, vallahi öyle...