SEO danışmanı dediğimiz kişi, biraz sihirbaz gibi. Elinde bir değnek yok ama kelimelerle büyü yapabiliyor. Mesela içerik optimizasyonu nasıl yapılır diyorsun. İşte orada, danışmanın becerisi devreye giriyor. Peki bu işin sırrı ne? Aslında çok da karmaşık değil. Doğru kelimeleri doğru yerlere yerleştirmek, işin püf noktası. Ama bir de içeriğin akışını bozmamak var. Hani derler ya, su gibi akmalı. Okuyucu okurken, durup düşünmemeli. Kelimeler kendiliğinden akmalı, zihinde yer etmeli. İşte o zaman, optimizasyon tam anlamıyla gerçekleşmiş oluyor.
Bazen de düşünmeden edemiyor insan. SEO danışmanı bu kadarla mı kalır? Tabii ki hayır. İçeriğin başlığı, alt başlıkları, hatta görseller... Her biri ayrı bir önem taşıyor. Başlıklar, dikkat çekici olmalı. Ama sadece dikkat çekmekle kalmamalı, içeriğin özünü de yansıtmalı. Alt başlıklar da öyle. Bir rehber gibi okuyucuyu yönlendirmeli. Görseller ise yazıyı tamamlamalı, desteklemeli.
Ama sadece bu kadar mı? İçerik optimizasyonu demek, aynı zamanda okuyucunun kalbini kazanmak demek. İçeriğin samimi olması gerekiyor. Hani şu mahalleden bir arkadaşla sohbet eder gibi. Okuyucu, yazının içine girmeli, orada kendini bulmalı. İşte o zaman, başarılmış bir işten söz edilebilir.
Sonra, yine düşünür insan. Tüm bu işler yapılırken, okuyucu hep akılda. Arama motorları da önemli elbette ama, esas olan okuyucu. Onun ilgisini çekmek, ona bir şeyler katmak. İşte bu nedenle, SEO danışmanı içerik optimizasyonunu yaparken, her şeyden önce okuyucusunu düşünür. Çünkü günün sonunda, yazının ulaşması gereken yer orasıdır; okuyucu kalbi...
Bazen de düşünmeden edemiyor insan. SEO danışmanı bu kadarla mı kalır? Tabii ki hayır. İçeriğin başlığı, alt başlıkları, hatta görseller... Her biri ayrı bir önem taşıyor. Başlıklar, dikkat çekici olmalı. Ama sadece dikkat çekmekle kalmamalı, içeriğin özünü de yansıtmalı. Alt başlıklar da öyle. Bir rehber gibi okuyucuyu yönlendirmeli. Görseller ise yazıyı tamamlamalı, desteklemeli.
Ama sadece bu kadar mı? İçerik optimizasyonu demek, aynı zamanda okuyucunun kalbini kazanmak demek. İçeriğin samimi olması gerekiyor. Hani şu mahalleden bir arkadaşla sohbet eder gibi. Okuyucu, yazının içine girmeli, orada kendini bulmalı. İşte o zaman, başarılmış bir işten söz edilebilir.
Sonra, yine düşünür insan. Tüm bu işler yapılırken, okuyucu hep akılda. Arama motorları da önemli elbette ama, esas olan okuyucu. Onun ilgisini çekmek, ona bir şeyler katmak. İşte bu nedenle, SEO danışmanı içerik optimizasyonunu yaparken, her şeyden önce okuyucusunu düşünür. Çünkü günün sonunda, yazının ulaşması gereken yer orasıdır; okuyucu kalbi...